10 YAŞINDAKİ SİVİLAY’IN, 100 YAŞINDAKİ BURSALI KONUĞU..!

Binay Kazan

30 Aralık 2004 tarihinde; aralarında Bursa’nın saygın işadamı, sanayici, bilim adamı, doktor, avukat, gazeteci ve yazarların da bulunduğu 53 kurucu üye, Dernekler Masası’na verdikleri kuruluş beyannamesi ile Bursa SİVİLAY’ın kuruluşunu ilan etmişlerdi. Yaşadığımız süreçte; bir sivil toplum kuruluşu olarak, Bursa kent yaşamına dair önemli etkinlikler gerçekleştiren SİVİLAY, Cuma akşamı 10.yılını kutladı.

Bursa değerlerinin yıprandığının farkında olan ve bir şeyler yapmaya çalışan SİVİLAY’ ın 53 kurucu üyesinin isimlerini tek-tek yazarak “temel kaygısı ve ortak paydası Bursa olan” aydın hemşerilerimizi bir kez daha onore etmek istiyorum bu köşeden…

Kuruluş amacında “Yaşadığım kent benim…Bu kent ve geleceği için söyleyecek sözüm var. Bursa ve Bursalılar için bir şeyler yapma zamanı geldi. Bursa için bizde varız” diyen kurucular, bundan tam 10 yıl önce “ben değil, biz inancı ile “ önemli işlere imza atan bir derneğin kuruluşuna önderlik etmişlerdi.

SİVİLAY Kurucular Kurulunda: Adnan Altınlı, Adnan Oya, Ahmet Erdönmez, A.İhsan Tosun, Alpay Şar, Asude Şenol, Aybar Uluca, Aydın Çoközler, Ayhan Kızıl, Binay Kazan, Celil İnce, Cemal Vardar, Ceyhun İrgil, Ekrem Barışık, Erdem Saker, Esma Süyen, Fahri Esgin, Fatma Küçüker, Gürhan Akdoğan, Hasan Batmaz, Hayri Özalpay, Korhan Durusoy, İdris Sevinç, İsmail Doğan, İsmail Gürdere, İsmail Kemankaş, İsmet Tavgaç, Mehmet Gülez, Murat Gülez, Murat Taydaş, Mustafa Eroğlu, Müfit Parlak, Nedret Bayramoğlu, Neşe Kocaer, Nihat Sapan, Nilgün Berk, Nilgün Yüksel, Okan Aras, Osman Canik, Semih Çıngıloğlu, Sena Kaleli, Sinan Berent, Suat Paçacı, Süleyman Çiftpınar, Şaban Kurt, Şeniz Uluk,  Şükrü Erdem, Tolga Kayaer, Veysel Celal, Yılmaz Musa, Yunus Egemenoğlu, İbrahim Yazıcı ve Zekai Gümüşdiş…

Bursacılık felsefesinden hereketle kurulan SİVİLAY’ın 10.Yıl kutlama toplantısında; derneğe Başkan olarak hizmet veren Murat Gülez, Ceyhun İrgil, Sena Kaleli, Nihat Sapan, İsmail Kemankaş ve Okan Aras’a Bursa Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Erdem Saker tarafından takdim edilen anı plaketleri de “vefanın unutulmazlığını” göstermesi açısından önemliydi.

                                 MUAZZEZ HANIM VE SÜMERLER                  

2012-2014 Dönem Başkanı Okan Aras’ın açılış konuşması ile açılan SİVİLAY’ın Gönlüferah City Hotel’deki kutlama programında ünlü bir konuk da vardı.

1914 Yılında Bursa’da doğan, Bizim Mektep’te Fransızca ve keman dersleri aldıktan sonra Bursa Kız Öğretmen Lisesine giren ve bu okulu 1931’de tamamlayarak öğretmen olan Muazzez İlmiye Çığ, Bursa SİVİLAY’ın 10.Yıl kutlamasına renk kattı.

Öğretmenlik yaşamı sonrasında Sümerolog olarak yaşamını sürdüren ve konu ile ilgili 13 kitap yazıp 74 bin tabletten oluşan çivi yazısı belgeler oluşturan Muazzez İlmiye Çığ, SİVİLAY  üyelerinin yoğun ilgisi ve ilginç soruları ile karşılaştı.

Yaklaşık 100 üye ve davetlinin katıldığı SİVİLAY 10.YIL Kutlama Töreninin en hareketli bölümü; tabii ki katılımcıların Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’a yönelttiği sorulardı. 100 Yaşındaki Muazzez Hanım’ın bu sorulara verdiği ve içinde ince nüktelerde bulunan net cevapları ise büyük alkış topladı.

İlk yazıyı bulan, matematikte çığır açan, M.Ö. 3000’li yıllarda ameliyat yapmayı başaran, zaman sistemini geliştiren medeniyet öncüsü Sümerliler ile Türklerin  birçok ortak noktası olduğunu belirten Çığ, şu anda Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde eğitimi verilen sümerologluk alanında daha bir çok uzman yetişmesi gerekliliğine dikkat çekti.

Kısacası 10.yaşına giren Bursa SİVİLAY, 100 yaşındaki Bursalı konuğu Muazzez İlmiye Çığ ile gerçekleştirdiği kutlama töreni ile bir kez daha kuruluş amacı, vizyon ve misyonunu kamuoyuna teyit ettirdi.

Kutlama toplantısı sonunda; ortak akıl ile yeni Bursa projeleri yaratacaklarını belirten SİVİLAY Başkanı Okan Aras, “Türkiye’nin 4.büyük kentinde, daha yapılacak çok iş var” derken, yoğun katılımlı ve çok sesli bir etkinliği hayata geçirmenin mutluluğu içindeydi.

ÖZLÜ SÖZLER: İyi bir söz, herkesin dostudur.(SÜMER ATASÖZÜ)

 

HAYAT;ARKASI YARIN GİBİYDİ.

              

 Eskiden…Çember çevrilir, su musluktan içilir, ağaçlara tırmanılırdı.

 Bebekler bezden, silahlar tahtadan, resimler kömür karasından yapılırdı.

 Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur, saatli maarif takvimi okunurdu.

 Komşuda pişen bize, bizde pişen komşuya düşerdi.

 Geceler ayaz, sokaklar karanlık, yıldızlar parlak olurdu.

 Turşu-salça-mantı evde yapılır, karpuzlar kuyuda soğutulurdu.

 Erik ağacının çiçeği pencere camımıza yaslanır, güz yaprakları bahçemize düşerdi.

 Kardan adam yapılır, evlerde soba yakılır, kış gecelerinde masal anlatılırdı.

 Merpen çıkılır, aidat ödenmez, yönetici de seçilmezdi.

 Evler badanalı, sokaklar lambasız, mahalleler bekçili olurdu.

 Ajans radyodan dinlenir, çizgi roman okunur, defterlere kenar süsü yapılırdı.

 Hayat; arkası yarın gibiydi, kesintisizdi.

 Her gün yaşanacak bir şey vardı.

 Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını oynardı.

 Şimdi herkes..

 Yoğun…

 Yorgun…

 Ve de tek başına..!

 

                                                                                                            (CAN DÜNDAR)

Yazarın Diğer Yazıları