ATATÜRK STADYUMU VE MEYDAN PROJESİ

Ziya Güney

Bugünlerde kentimizin gündemindeki en önemli konulardan birisi hiç şüphesiz Atatürk Stadyumu ile birlikte Atatürk Lisesi ve Atatürk kapalı Spor salonunun yıkılarak bunların yerine meydan yapılma projesidir.

Bu konu 2009 yılında yerel seçimlerden beri Bursa’nın gündemine  yetkililer tarafından değişik şekillerde getirilmektedir.

Önceleri Atatürk Stadının ve yanındaki Gençlik ve Spor Bakanlıına ait tesislerin lojmanlarının, ASGD lokalinin, Atatürk Kapalı Yüzme havuzunun ve Atatürk Lisesinin  yıkılıp yerine AVM yapılması, alanın bir bölümünün de kültür parka dahil edilmesi söz konusu idi.

Daha sonra Bu projenin gerçekleştirilmesi için B:şehir belediyesi 1/25 000 lik ve 1/5000lik nazım imar planlarını değiştirdi. Projeye finansman sağlamak için de Acemlerdeki Belediye Otobüs İşletmesi arsasında nazım imar plan değişikliği yapıldı.

Bununla da yetinilmedi özel bir mimarlık bürosuna mimari proje ve Almanya’daki bir büroya da statik projeler hazırlatıldı..

Bütün bunlar yapılırken de kamu oyu bu projenin  ne kadar isabetli ve uygun olduğu! yolunda bilgilendirildi..

Daha önce Özlüce ve BUTTİM de yer aranan Stadyum için ise  aniden hiçbir zeminde tartışılmadan   Veledromun    bulunduğu yerde yapılacağı açıklandı. Ve inşaatına başlandı .

Dikkat edilirse bütün bu yer seçimi ve kararlarda hiçbir bütüncül planlama anlayışı ve uygulamasından bahsetmek mümkün değildir.

Tartışma ve kararlarda belirleyici unsur bilimsel yaklaşım, planlama ve şehircilik ilkeleri vs olmamıştır.

Bütün bunlara ilaveten Atatürk stadyumunun Bursa’lıların gönlünde, Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk ile başlayan, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı ve 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, tatlı rekabetin en güzelinin yaşandığı okul maçları, gerçek amatör ruh ve heyecana sahne olan amatör lig maçları, nihayet şampiyonlukla taçlanan Bursaspor sevgisi ile bugünlere taşınan tarihi bir misyonu ve unutulması mümkün olmayan hatıralarla yüklü bir  manevi  yeri vardır..

Bu ve benzeri görüşler gerek bizim tarafımızdan gerekse çeşitli meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri tarafından çeşitli defalar dile getirildi.

Ancak bütün bunlara rağmen B.Şehir Belediye Başkanımız geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu basın toplantısında Mevzubahis alanın başta Atatürk Stadı olmak üzere yakın çevresindeki Atatürk kapalı spor salonu, Yüzme havuzu ve Atatürk lisesinin yıkılarak buraya kentimizin en büyük meydanı yapılacağını açıklamış ve projeye ait bilgiler vermiştir..

Biz meydan projesine kesinlikle karşı değiliz.. Ancak  hukuki prosedüre, planlama ve  şehircilik ilkelerine uygun hareket edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca bugüne kadar meydan diye yola çıkanların neler yaptığı da hafızalarımızda tazeliğini muhafaza ediyor..

Daha önceleri SSK Bölge Müdürlüğünün olduğu yerin de yıkılarak meydana ilave edileceği ifade edildiği gibi.. Kaldı ki daha önce eski santral garaj vs de buna benzer birçok olumsuz örnekleri yaşadık..

Bizde yerel yönetimler de dahil olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarında  yerleşmiş köklü bir gelenek vardır. Önce karar verilir. Bu kararlar da genellikle siyasilerin etkili olduğu ayak üstündedir. Daha sonra ise istim arkadan gelsin özdeyişimize uygun olarak planlara işlenerek prosedür tamamlanmaya çalışılır.

Bu projesinde de benzer uygulama söz konusudur .Eğer bu uygulamada siyasi ve ideolojik bazı düşünceler ön plana çıkmadıysa ki biz çıkmamasını temenni ederek diyoruz ki bu proje ciddi olarak birçok zeminde tartışılmalı ve gerekirse demokratik bir uygulama ile   referanduma sunulmalıdır.

Bundan kısa bir süre önce demokrasiye geçen Romanya’nın başkenti Bükreş’te geçtiğimiz günlerde Belediye Meclisi sokak köpekleri konusunda referanduma gidilmesine karar verdi.

Benzer referandum  örneklerini  Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki kentlerde  uzun yıllardan beri görüyoruz..

Yerel Yönetimleri gerçek anlamda güçlendirmek istiyorsak bunun en  önemli göstergelerinden birisi de yerel demokrasiyi güçlendirmek olmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları