Bursa Atatürk Stadyumu, Bursa Demektir!

Sibel Bağcı Uzun

Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) ile Bursa Atatürk Stadyumu ve Çevresini Koruma Derneği tarafından düzenlenen “Bursa Atatürk Stadyumu’nun Dünü –Bugünü-Yarını” paneli,  gerek konuşmacıları gerekse açık kürsüde söz alan konuklarıyla  “Yaşanmışlık ve aidiyet”içeriyordu.

 

Söz konusu içinde bir tarih barındıran Bursa Atatürk Stadyumu olunca böyle olması kaçınılmazdı zaten.

Moderatör Bursa Eczacı Odası Başkanı Ecz.Kubilay Aydın, sadece kentimizde değil tüm dünyada yaşanan değişim ve dönüşümü ekolojik ve ekonomik bir kanser olarak nitelendirirken,  BAOB’un üyesi 26 odasının kent değerlerini korumak adına ciddi bir direnç gösterdiklerine dikkat çekti. “Bursa tarih, doğa, kültür, turizm, sanayi kenti derken, gelecek kuşaklara ne kalacak diye düşünmeden her türlü değeri paraya çevrilmeye çalışılıyor” diyen Aydın, panel sonunda çıkacak olan yol haritasının da basın açıklaması yoluyla duyurulacağını belirtti.

 

Panel konuşmacılarından TV Program Sunucusu, Gazeteci, Spor Araştırmacısı İsmail Kemankaş’ın, yaptığı sunum bir belgesel tadındaydı.  Atatürk Stadyumu’nun yapımından başlayıp günümüze kadar gelen tarihini; çok önemli fotoğraflar, gazete kupürleri ve tarihi belgelerle sundu.

İLK ADI GAZİ STADYUMU

Sunumunda o gün öğrendiği ve ilk kez panelde paylaştığı önemli bir bilgiye de yer verdi; Mehmet Yüce tarafından kaleme alınmış İdmancı Ruhlar Kitabı’nda yer alan 1935 yılına ait bir gazete haberinde; “Bursa Ligi Müsabakaları Gazi Stadyumu’nda icra edildi.  Stadyumun ismi 2 Ocak 1935’te yürürlüğe giren Soyadı Kanunu’nu müteakip Atatürk Stadyumu oldu” bilgisi yer alıyordu.  Kemankaş; “1950’ye kadar araştırdım isminin önünde Gazi olan bir stada rastlamadım. Bu stadyumun diğer Atatürk Stadyumları gibi olmadığı bir kez daha tescillendi. Atatürk’ün bizzat yapımına izin verdiği ve ilk isminin Gazi olduğu, daha sonra Atatürk olarak değiştirilen bir stadyumdan bahsediyoruz. Bu ismi taşıyan en büyük yapıt değer Bursa’da ve sahip çıkmak da bizim görevimiz” dedi.

 

“Yaşanmışlıktan ve aidiyetten” söz etmiştim ya! İsmail Kemankaş bu cümleyi mesleği gereği ve Bursalı olmanın dışında;  sunumda yer alan fotoğraflar arasında yer alan Atatürk Stadyumu’nda top koşturan rahmetli babası ve arkadaşları adına, kurtardığı golün fotoğrafıyla hikâyesini anlatırken panelde karşısında oturan Bursaspor'un ilk kalecisi, ilk profesyonel futbolcularından ve teknik direktörlerinden Gündüz Özcebe için,  yine panelde yer alan 1965-66 sezonu başkanlarından Muzaffer Baştaymaz’ın oğlu   Prof.Dr.Tahir Baştaymaz, stadyumun sadece futbol demek olmadığının en önemli temsilcilerinden Atletizm Federasyonu Teknik Kurul Başkanı Muharrem Or, anılarını alıp gelen Atatürk Stadyumu ve Çevresini Koruma ve Yaşatma Derneği Kurucu Başkanı Ali Küçüksarı, Bursaspor geçmiş dönem futbolcularından Mehmet Tan, SİVİLAY Başkanı  Sabri Erdem, atletizm, bisiklet, yarışları, boks müsabakalarına katılan ve izleyen, nice bayramlar kutlayan tüm Bursalılar için söyledi. Ve eminim herkes “Tarih” ne demek, o panelde canlı tanıklarıyla bir kez daha yaşayarak öğrendi!

ELEŞTİRMEDİK PROJE SUNDUK!

Gelelim işi mimari ve teknik yönüne! TMMOB’daki tüm odalar adına açıklama yapan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Can Şimşek, öncelikle konuşmasında Atatürk Stadyumundan başlayarak, sonradan yapılan Atatürk Kapalı Spor Salonu ve Atatürk Lisesi, İpekiş Mensucat Fabrikası ve Merinos Fabrikası ile devam eden hattın, Cumhuriyetin en önemli kazanımlarının yer aldığı bir ‘Çağdaşlaşma Aksı’ olduğunu tekrar hatırlattı. Şimşek, “Yıkım kararını alanlar da çok iyi bilmektedirler ki Bursa’da çok az yapı kent için Atatürk Stadyumu’ndan daha fazla anı değeri taşımaktadır” dedi.

 

Yıkım hazırlıkları yapılırken Kurul kararlarının öne sürüldüğünü, binaların anıt özelliği göstermediğinin ifade edildiğini anlatan Şimşek, raporların keyfe keder değiştirildiğini söyledi.

 NE ÖNERDİLER? 

Şimşek, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’yi “eleştirmeyin öneride bulunun” söylemi üzerine ziyaret ederek önerilerini sunduklarını ve 272 gündür yanıt beklediklerinin altını çizdi. Şimşek önerileri hatırlatarak tüm odalar adına konuşmasını şöyle sürdürdü; “Atatürk Stadyumunun kötü eklentilerinden kurtarılıp, Atatürk’ün kişisel bağışıyla ilk yapıldığı hale getirilmesini, Şeref tribününün bir anıt olarak gelecek kuşaklara aktarılmasını ve yeşil sahanın korunarak kamuya açık bir spor ve sosyal paylaşım (konser, tören alanı) alanına dönüştürülmesini istiyoruz. Sonuç olarak betona boğulmuş sert zeminlerden değil biz de hali hazırda bulunan yeşil sahadan oluşacak bir toplanma alanı öneriyoruz.

 

Diğer yandan Termal Kür Merkezi yapılmak istenen; Türkiye Tekstil Tarihi ve Ülkemizin endüstrileşmesi açısından en önemli fabrikalardan olan İpekiş’in, Tekstil kenti olan Bursa’da Tekstil ve Endüstri Müzesi olarak değerlendirilmesini ve gelecek kuşaklara bu şekilde aktarılmasını talep ediyoruz. Bursa’nın aynı zamanda bir basketbol kenti, voleybol kenti ve yüzme kenti olduğunu hatırlatırken, Atatürk Lisesi ve Kapalı Spor Salonunun bulunduğu alanın yine eğitim ve spor alanı olarak korunması ve bölgenin bu ihtiyaç doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

 BURSA’NIN MEYDANI BELLİ

Şimşek, son 10 yıldır kente meydan kazandırılacağı açıklamalarıyla yapılan binaların yönetimlere karşı olan güvenlerini sarstığına değinerek, sözlerine şöyle devam etti “Şimdi aynı senaryo tekrar ortaya koyularak, plan notlarında “ticari birimler yer alabilir” gibi ucu açık ifadelerle, meydan adı altında yeni rant tesislerinin önü açılıyor. 

Bursa’da bir meydan ihtiyacından bahsedilecekse, Osmangazi Belediyesi ile Kent Meydanı AVM arasında kalan yaklaşık 32 dönümlük alan temizlenerek, projesi yarışmayla belirlenecek gerçek bir meydan oluşturulmalıdır. Böylelikle bir toplanma alanının en önemli unsuru olan kolay ulaşılabilirlik, oluşacak meydana birkaç dakikalık yürüme mesafesindeki otobüs duraklarından, alanın içinde kalacak Bursaray istasyonundan, tramvay hattından ve çevredeki araç yollarından rahatlıkla sağlanabilecektir. Büyükşehir Belediyesi’nin kentin toplanma alanı eksikliği konusundaki samimiyeti ancak bu şekilde ortaya çıkacaktır.”

 

Panelde serbest kürsüde yer alan tüm konuşmacıların söylemleri de;  uyarıların ve önerilerin dikkate alınması ve bir “kent suçu” işlenmesinin önüne geçilmesi yönündeydi.

 

Anılarının Bursa’sının kurtarılması için yıkıma “DUR” diyen bu sese kulak verilecek mi?

 

Bugün itibariyle 274 gün olan açıklamaya Büyükşehir Belediyesi’nden bir yanıt gelecek mi?

 

Ve daha beklenir mi?

 

Tüm soruların cevaplarının değişmemesi gereken tek marka “Yeşil Bursa”nın hakkını vermesini diliyorum…

(03.04.2015 -Hürriyet Bursa'da yayınlanmıştır)

Yazarın Diğer Yazıları