Çalışan Bursa

Sabri Erdem

 

  Geçen günlerde Bursa’da yapılan bir toplantıda, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bir sözü önemliydi..

  “Bursa çalışan bir şehir, üretiyor, ihraç ediyor.”diyordu…

  Evet  Bursa’daki aktif çalışan sayısı  çok fazlaydı ve bunun nüfusa oranı da Türkiye ortalamasının  üzerindeydi..

  Bunlar ilk bakışta güzel tespitler..

  Ama çalışan ve üreten Bursa, kendine has değerlerini ne kadar koruyabilmiş, işte bu sorgulanmalı.

  Yeşilin ve  verimli ovaların yok olması pahasına sanayileşme körüklenmiş,

  Bunun sonucu aldığı göçlerle de kısa sürede nüfus patlaması yaşamış  ve Türkiye’nin bugün dördüncü büyüğü olmuş bir kent Bursa…

  Çarpık yapılaşması, ulaşım ve eğitim sorunları ile  kültürel farklılıklarını arzu edildiği biçimde bir zenginliğe dönüştürememiş bir kent aynı zamanda Bursa…

  Tarihinden aldığı güç, tabiatın verdiği güzellik son dönemlerde hatırlanır oldu yetkililerce…

  Bacasız sanayi dediğimiz  turizm dillerde dolanır oldu..

  Yıllardan bu yana yeterince hırpalanmış bu kent,

  Kültürüyle, tarihi miraslarıyla, elinde kalmış dağı, denizi ve yeşiliyle yeni bir yol bulma çabasında geleceği için..

   Yine aynı toplantıda konuşan Vali Şehabettin Harput,

   “Tarih ve kültür başkenti, medeniyetler şehri”diye nitelerken Bursa’yı,

   Gelecek adına yapılacak yatırımın ilk  adresini de göstermiş oluyordu..     

   Ama burada altının çizilmesi gerekli olan gerçek şu..

   Yapılacak bu yatırımların dumanı tüten bacalarının olmaması gerekli artık..

   Bunun için de bazı işaretler yok değil..

   Son yıllarda sıkıntısını uzun seneler çektiğimiz konaklama ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar,

   Ve bunun sonucu, arka arkaya açılan dünya markası oteller konunun önde geleni…

   Hava ulaşımı adına kolu kanadı kırık bırakılan, İstanbul’a bağımlılığı kaderiymiş gibi ifade edilmeye çalışılan Bursa, bu konuda son günlerde atılan adımlarla  umut verici, sevindirici bir gündem yaşamakta..

   Bursa Hava Yolları kurulup yakın bir süre içinde her yöne yolcu taşımaya başlandığında sanırım bir eksik daha hal yoluna girecek..

    Deniz yollarında ise durum daha da farklı ve öyle gözüküyor ki kıran kırana bir hizmet yarışı bizleri bekliyor..

    Gelecek için, birbirinden bağımsız düşünülmemesi gereken Bursa ve İstanbul, bu hizmet yarışlarından mutlaka çok fayda sağlayacak…

    Güzelyalı-Kabataş seferleri için devreye giren, gerekli sözleşmelerini imzalayan  ve seferlerine yakın bir gelecekte başlayarak  İDO’ya rakip olacak olan BUDO’dan başka, Eskihisar- Topçular arasında feribot seferlerine başlayacak olan yeni bir özel şirket te , İstanbul-Bursa / Bursa-İstanbul arasındaki mesafenin kısalmasına katkı sağlayacak..

    Bu arada, İstanbul – İzmir otoyolu ve Bursa-Ankara arası hızlı tren, Bursa’nın merkezi konumunu güçlendirecek  ve gelecek adına  şehir içi planlamalarının da  doğru yapılması, kentin tarihi ile bütünleşmiş dokusunu yok etmeden, tam tersine geliştirip güzelleştirerek uygulayabilecek bir yönetim anlayışı ile, bu güzel kenti  hak etmiş olduğu yere getirecektir…

    Bu, Bursa’ya sevdalı olmanın da bir gereğidir diye düşünüyorum..

    Bu konuda yapılanlar, yapılması planlananlar adına tüm emeği geçenleri kutlamak ta bizim görevimiz.

28.09.2012

Yazarın Diğer Yazıları