Cumhuriyet Çocukları

Sabri Erdem

 

 Çocuk olduğumuz için mi öyle hissederdik bilemem ama, sanki daha önceleri bir başka kutlanıyordu 29 Ekim ler...

  Teknolojinin  sunduğu görsel  şenlikler yoktu şüphesiz..Ama insanlarımızda, Cumhuriyeti bir bayram havasında kutlamak, içten  ve duygu dolu olarak o anı yaşamak isteğini görmemek mümkün değildi.. 

  Üç gün üç gece devam eden Cumhuriyet Bayramı şenlikleri için hazırlanan takların heyecanla yapıldığı imece,davul zurna eşliğinde özellikle büyüklerimizin oynadığı memleket oyunları,çekilen halaylar,Atatürk’ün sevdiği türküler çalındığında aydınlanan yüzler, buğulanan gözler, benim çocukluğumun bayramlarıydı..

   İlkokul talebelerinin bayraklarla süslü yollardan geçerek köy meydanındaki yerini alması sırasında,Bayrağını ve onu taşıyan evlatlarını,torunlarını selamlayan tüm köylünün yüzündeki gurur hala beynimde çakılı durur..

   Evet onlar,Ata’larına komşu iken, mübadele göçmeni olmuşlar, Cumhuriyet ile birlikte Anavatan’larında yeni bir hayata başlamışlardı.Aynı şehrin,aynı kasabanın,aynı köylerin kısacası aynı toprakların havasını birlikte solumuş oldukları,  hemşehrileri  Mustafa Kemal’in, kendilerine hediye ettiği en büyük eserine sahip olmanın bilinci ile yaşıyorlardı bayramlarını..

  Yokluğu,zulmü,yerlerinden koparılıp göçmen olmanın ızdırabını bildikleri içindi ki, Vatan ve Bayrağın kutsallığı bir başkaydı  yüreklerinde...

  Cumhuriyetle hayata merhaba diyen yaşlı babamın ve onun gibilerin, herkesten önce evlerine bayrak asmaları da bu yüzden...

   Atatürk ile ilgili bir şey dinlerken veya seyrederken, kıpırdayan dudaklarındaki dualarla yad etmeleri bu yüzden..

   Bizlere dinimizin gereklerini öğretip önderlik ederlerken, Ata’mızı,Vatan’ımızı ve Bayrağımızı da sevmenin ibadet olduğunu öğretmeleri bu yüzden...

   Ve;

   Bugün yaşananlara şahit oldukça,

   Vatanından pay isteyenleri duydukça,

   Bayrağına uzanan elleri  gördükçe,

   İçlerinin dolup dolup taşması da bu yüzden...   

   Onun için;

   Özellikle bu BU BÜYÜK BAYRAMDA gelincik bahçesine dönen köyünü arar durur son yıllarda..Neşeyi ve heyacanı sorgular gördükleri karşısında..

   Yetmezdi  yapılanlar..

   Çünkü,Bayraksız balkonlar, ışıldamayan yüzler, karanlık beyinlere anlam veremez bir türlü..

  Bu yüzden de, geçen akşamki Cumhuriyet Yürüyüşü ve Fener Alayının daha bir kalabalığını, yaşadığımız coşkunun daha bir büyüğünü ister, örümcekleşmiş kafalara karşı...

   Halayların çekildiği,türkülerin söylendiği,ellerin birleşip gönüllerin sevdiği bayramlar,onların da yaşlı bedenlerine bahar tazeliği verecek...Biliyorum...

   Onlar Cumhuriyetle hayata merhaba demişlerdi..

   Büyüyüp serpildikçe bedenleri,

   Cumhuriyeti de bir başka tanır olmuşlardı...

   Onlar Cumhuriyet Çocukları idi..

   Aynı coşkuyu yaşamaya çalışan bizler..

   Cumhuriyete inanmış bireyler olarak, ana kucağında bebesi,genci, yaşlısı,kadını, erkeği ,açığı ,kapalısı...

   Hep bir aradaydık Cumhuriyet Yürüyüşü ve Fener alayında..

   İnsanca yaşamanın,onurlu olmanın, renk,dil,din ve etnik ayrımcılık yapmadan da  bir olabilmenin,birlik olabilmenin mümkün olduğunu gösterircesine bir aradaydık..

   Emanetine sahip çıkmanın inancı, hak ettiğiyle yönetilmenin mutluluğu ile BAYRAMIMIZI  KUTLADIK..

  Nemli gözlerdeki mutluluk , kabaran yüreklerdeki gururla...

  Ellerdeki Bayraklar,dillerdeki şarkılarla,

  Cumhuriyet çocukları olarak,

  Kim ne derse desin,Ata’mızın izinde, dimdik ayakta...

 

    

Yazarın Diğer Yazıları