Dünya ve Petrol Üretiminde ve Tüketimindeki Değişimler

Erdem Saker

 

Yerküre üzerindeki bilinen petrol yatakları üzerindeki ölçümlere dayalı gözlemler, bu gözlem sonuçlarına dayalı çeşitli bilimsel araştırmalar, insanlığın bugüne kadar kullana geldiği bu enerji kaynağının tükenme trendine girmekte olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan dünya nüfusunun hızlı artışı, gelişen teknolojiler ve de büyüyen ekonomiler, kaynağın tükenmekte olduğunu görmezden gelerek, petrol kullanımını artırmaktadır. Pazarın sürekli büyüyen talebi, hala zengin yataklara sahip ülkeleri adeta yarışa sokmaktadır. Düne kadar bu yarışın önünde koşan Suudi Arabistan yerini ABD’ye bırakıyor ve ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi koltuğuna oturuyor. Geliştirilen yeni delme yöntemleri ve petrol pazarının yükselen fiyatları bu yıl ABD petrol üretiminin %7 artışına neden oluyor ve günlük 10.9milyon varile ulaştırıyor. ABD için bu üretim büyüklüğü 1951’den bu yana en büyük oluyor. Aslında bu büyüme, pazarın önde gelen uzmanları ve ekonomistleri bile şaşırtıyor, eğer 5 yıl önce böyle bir büyümeden bahsetseydik, ABD’nin üretimde Suudi Arabistan’ın önüne geçecek, deseydik herkes bize çılgınsınız derdi, diyorlar.

ABD Enerji Başkanlığı uzmanları bu büyümenin günde 11.4milyon varile ulaşabileceğini, 2020’de bu büyüklüğün 13 ile 14 milyon varili yakalayacağını tahmin ediyorlar ve bu üretim büyüklüğünün Kuzey Amerika’yı,  ‘Yeni Orta Doğu’  yapacağını söylüyorlar.

Bu üretim şampiyonluğuna rağmen ABD hala büyük miktarlarda petrol ithal etmekten kendini kurtaramıyor, zira günde 18.7 milyon varil petrol tüketiyor, bu nedenle petrol üretimlerindeki yükseliş ve araçlardaki teknolojik gelişmeler 2020’e kadar petrol ithalatını büyük oranda aşağı çekeceğini gösteriyor.

Ancak bu gelişmeler pompa fiyatlarında bir ucuzlamaya neden olamıyor, bunun başlıca nedenleri ise talepteki artış ve Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki siyasi dengesizlikler oluyor. Ayrıca dünya petrol üretimindeki dalgalanmaları pompalayan başka nedenler de var, örneğin petrol kuyularını işletenlere yapılan nakit ödemeler, yeni petrol sahalarının bulunmasına yönelik araştırmalar ve yeni delme tekniklerinin geliştirilmesi pompa fiyatlarının aşağı çekilmesini engelliyor.

Yazımın başında altını çizdiğim gibi, petrol rezervlerinin sona doğru gidişi, dünya petrol pazarını elinde tutan güçleri yeni kaynak bulma yolunda büyük paralar harcayarak arama yapmaya itiyor, işte bu çalışmalar şist formasyonlarda yeni petrol yataklarının bulunmasına neden olabiliyor.

Bu arada Suudi Arabistan, dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip olmanın bilincini, dünya pazarını elinin altında tutma yolunda iyi kullanıyor, pazardaki petrol fiyatlarını dengede tutmak için, dünya kullanımlarındaki iniş çıkışlar paralelinde üretimlerini de azaltıp, yükseltiyor, diğer bir deyimle pazarın direksiyonunu elinde tutmaya çalışıyor, uzmanların tahminleri 2017’e kadar bugün yakaladıkları dengeyi bozmayacakları yolunda netleşiyor.

Dünya petrol üretimindeki bu dalgalanmalar, bugün varili 107 dolar olan Pazar fiyatını, önümüzdeki 5 yıl boyunca 89 dolara düşüreceğini gösteriyor ama bu düşüşlerin, yukarda altını çizdiğim gibi pompaya yansımayacağı biliniyor, dünya kullanıcılarının cebini acıtmaya devam edeceği anlaşılıyor.

İşte bir yandan petrolün yok oluşa yönelmesi, bir yandan yeni kaynak aramalarda harcanan büyük paralar, insanları da yavaş yavaş az petrol tüketmeye yönlendiriyor. Her vesile ile bu köşede örneklediğim ,Avrupa insanının yürüme, toplu taşım araçlarını ve bisiklet kullanmayı öne çeken yaşam biçimini, dünya insanlarının benimseme zamanının geldiği inancındayım. Geçen hafta da sizlerle paylaştığım gibi, ABD’deki küçük araba kullanımını bu anlamda değerlendirebiliriz, belki bunlar çok uç değişimler, bir Amerikalıyı arabasından koparmak veya dev arabalar yerine küçük arabaya bindirmek, 1,3milyon New Yorkluyu işe yürüyerek veya bisikletle göndermek gerçekten çok uç değişimler…

Darısı bizlere, bizim kentlerimize demeden kendimi alamıyorum.    

Yazarın Diğer Yazıları