Keles'de Termik Santral

Ziya Güney

 

Son birkaç yıldan beri kentimizin Keles  ilçesinde başta Kozağacı  olmak üzere birçok köyümüzü yakından ilgilendiren diyemeyeceğiz belki de haritadan silecek olan Termik santral projesi tartışılıyor..

Geçtiğimiz yıllarda ( 2006 da ) ilk defa gündeme gelen ve bölgeden çıkarılacak linyit ile çalışacak 160 megavat gücünde termik santral inşası konusu gerek bölgedeki köylülerimizin gerekse sivil toplum kuruluşlarının tepkisi ile karşılaşmıştı.

Gelen bu tepkiler neticesinde önce santralin yerinin değiştirilmesi söz konusu olmuş ve daha sonra da yapımından vazgeçildiği duyurulmuştu.

Ancak bu yıl Keles’in Kozağacı vadisi ve çevre köylerindeki verimli kiraz ağaçlarının bulunduğu bölgeye mevzubahis santralin yapılması tekrar gündeme geldi..1 Kasım 2012 tarihinde yani siz bu yazıyı okuduğunuz zaman da inşaat ihalesi yapılmış olacak..

Bundan kısa bir süre önce bölgede incelemelerde bulunan TKİ yetkilileri Enerji Bakanına vermiş oldukları raporda santralin bu bölgeye yapılması uygun gördüklerine dair bir rapor verdiler..

Bu rapor üzerine Keles’in Kozağacı bölgesindeki 9 köyü kaldırıp kömür çıkarmaya yönelik projeye tepkiler sürerken   ihale şartnamesi ihaleyi  kazanan firmaya Keles’in 23 köyü ve 2 mahallesini yeraltındaki kömürü çıkarmak içir kaldırma yetkisi veriyor…

Bu durumda santral sebebiyle yalnız bölgedeki yetişmiş ve  300 bin civarındaki Napolyon kiraz ağacı yok olmakla kalmayacak birçok köy de adeta haritadan silinmiş olacak..

Bu konuda Başta İlhan Demiröz ve Necati Özensoy olmak üzere muhalefet milletvekillerinin gerek bu kadar kiraz ağacının yok olması gerekse birçok köy yerleşik alanlarının da adeta haritadan silinecek olmasına  büyük tepki gösterdiklerini biliyor ve medyadan yakından takip ediyoruz.

Bunun  dışında kentimizdeki sivil toplum kuruluşları ve Akademik Meslek odası temsilcileri de yaptıkları müşterek basın toplantılarında bu bölgeye yapılacak linyit santralinin yaratacağı çevre sorunlarına dikkati çekerek bu santralin  yapımından vazgeçilmesi için çağrıda bulundular..

Bir taraftan 1998 onaylı İl çevre Düzeni Planının  fonksiyonunu kaybetmesi sebebi ile  uzun süreden beri çalışmaları devam eden ve yeni çevre düzeni planı hazırlıyoruz ancak daha plan onaylanmadan tarım ve orman alanlarının ortasına bu alanlara büyük zarar verecek  çevreyi kirletecek tesisler kurmaya çalışıyoruz..

Bu anlayış ve uygulamalar devam ettiği sürece - ki bütün hızı ile devam ediyor- esasen az olan orman ve tarım alanlarımız daha da azalacağı gibi çevre kirliliğinin boyutları da büyük ölçüde artacaktır..

Bursa'nın en verimli arazilerinin üzerine organize sanayi bölgeleri kurduk yetmedi, ovayı yerleşime açtık üçte ikisinden fazlasını kaçak ve çarpık yapılarla doldurduk  yetmedi, Gemlik ve Mudanya daki zeytinlikleri yok edip yazlık yaptık yetmedi sıra Keles'i Uludağ’ı bitirmeye mi geldi.?

Şüphesiz ülkemize kentimize yapılacak her türlü yatırımı memnuniyetle karşılıyoruz.. Ancak bu yatırımları yaparken binlerce yılda meydana gelen ve her geçen gün stratejik bir önem kazanan tarım ve orman varlığımızı yok etmeden çevre kirliliği yaratmadan yapmak zorunda olduğumuzu da bir an olsun unutmayalım..

Yazarın Diğer Yazıları