Kentsel dönüşümün alt yapısı hazır mı?

Ziya Güney

Ülkemizde bir taraftan kentlerimizdeki afet ve deprem risklerine karşı riskli bölgeler, yapılar tespit edilip kentsel dönüşüm kapsamı içerisine alınması yolundaki çalışmalar devam ediyor. Bu konuda çıkarılan 6306 sayılı yasanın uygulamaya geçirilmesi konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yoğun bir şekilde çalışırken önceliği 1. derece deprem riski bulunan kentlere verme kararı aldı.

Bu kentlerden İstanbul, İzmir, Bursa, Sakarya ve Kocaeli illeri ilk öncelikli kentler olarak seçildiler. Bakanlık bu kentlerin belediyelerine gönderdiği yazı ile kentsel dönüşüm projeleri ile ilgili çalışmalara bir an önce başlanılması, kentsel dönüşüm bölgelerinin tespit edilerek onaylanması için Bakanlığa gönderilmesini istedi. Bir taraftan bu çalışmalar devam ederken diğer taraftan da bugüne kadar tamamlanmış olması gereken deprem riskleri ile ilgili çeşitli bilimsel ve teknik projeler hayata geçirilmeye çalışılıyor.

Bunlardan birisi de Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA), pilot il seçilen Bursanın afetlere karşı risk yönetim esasları haritasının çıkarılması projesi. Bu konuda Sayın Valimiz geçtiğimiz günlerde “JİCAnın risk yönetim esaslarının belirlenmesi adlı bir projesi var. Öncelikle deprem odaklı olmak üzere diğer afetlere karşı risk yönetim esaslarının belirlenmesi hedefleniyor. Bu tür risklere her an muhatap olması muhtemel ilimizde bu tür bir risk yönetim esaslarının belirlenmesi, geleceğe dönük alınması gereken tedbir ve uygulama kapsamında bize çok ışık tutacak ve meydana gelmesi muhtemel her türlü can ve mal kaybını da en aza indirecek” açıklamasını yaptı.

Bunun yanında Bursa Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Engin Er, yapmış olduğu basın toplantısında ciddi uyarılarda bulundu; “Kentsel dönüşümün jeolojik alt temelli planlar ve jeolojik-jeoteknik çalışmalarla acilen yapılması gerekiyor. En büyük yanlış kentin küçük alanlarda kentsel dönüşüme tabi tutulması. Bugün hala il sınırı içinden geçen fay hatlarının yerlerini belirten çalışmalara tamamlanmadı. Kentsel dönüşüme başlamadan gerekli bilimsel çalışmaların yapılması gerekiyor. Zeminlerin özellikleri tamamen bilinmeden yapılan kentsel dönüşümler; kentsel dönüşüme tekrar ihtiyaç duyulan alanlar yaratabilir, ülke kaynaklarının boşa harcanmasına neden olabilir, aynı zamanda da deprem açısından güvensiz yeni yapılaşmalara yol açar.” Biz de sayın Başkanın görüş ve düşüncelerine aynen katıldığımızı ifade etmek istiyoruz.

Bugüne kadar gerek bu zeminler gerekse diğer zeminlerde depremle ilgi çalışmalarda çok geç kalındığını, özellikle çevre düzeni, nazım imar planı gibi üst ölçekli planlar ile ulaşım master planının dahi hazır olmadığını bu planların bir an önce bitirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik.

Esasen bu planların bitirilmesi halinde gerek sayın Valimizin gerekse Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanımızın ifade ettiği hususlardaki çalışmalar da tamamlanmış olacaktır. Akademik Odalar, yerel TVlerde katıldığımız panel ve proğramlarda da özellikle bu konuların altını çiziyor ve kentsel dönüşümün kentimizin üst ölçekli planları ile ahenkli ve uyumlu yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Kentsel dönüşüme gerekli teknik, idari, hukuki ve sosyo–kültürel alt yapı hazırlanmadan başlanılması ileride aynen Doğanbey Projesinde olduğu gibi telafisi mümkün olmayan sorunlar çıkaracağı gibi büyük kaynak israfına da yol açabilecektir.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki stratejik kararlardaki hatalar ileride taktik kararlarla düzeltilemez.

Yazarın Diğer Yazıları