Paradoks

Okan Aras

 

Daha önce, dünyanın en muhteşem çim kayağı tesisi Demirtaş Barajı Rekreasyon çalışmasından söz etmiştim.

Vizyonu olmayan, ama kendini spor yöneticisi sayanların, el birliği ile tesisleri söktüğünü, bir adım mesafede baraj gölü olmasına karşın, susuzluktan yakınıp bakamadığını, yok ettiğini ve günümüzde otlak bile ol(a)mayan yapısına dikkat çekip sormuştum :

-         Geç de olsa, çığlığımı duyan var mı ?

***

Bu kez; çocukluk ve gençlik yıllarımın geçtiği, her karesini santim santim bildiğim, içinde binlerce antrenman yaptığım/yaptırttığım, sporumuzdaki yeri ve önemi üzerine yıllarca/defalarca makale yazdığım Atatürk Stadyumu için, gariplikler serisini hatırlatacağım.

Yine, bir çığlık sesi gelecek kulaklarınıza.

Geç olmadan, ses verin/yanıt verin.

Yoksa, kaybedeceğiz…

***

Yok edilme hikayesini, yalın biçimde yazarsam ‘evet yaaa’ diyeceksiniz. Bakın, neler planlanıp, nasıl sonuçlanmıştı :

·        Zemini 10 metre aşağıya indirip, atletizm pistini kaldıralım, tribünleri sahaya uzatıp, kapasiteyi artıralım.

(Verimli bulunmadı, ötelendi.)

·        Yıkalım, yerine AVM ve otel dikelim. Yeni ve daha büyük stadyumu, fuar bölgesine yapalım…

(Rant/mant vs.vs. tepkiler sonrasında vazgeçildi.)

·        Stadyumu, spor salonunu, yüzme havuzunu, antrenman salonlarını ve ek tesisleri yıkalım. Parka da biraz girelim, kocaman bir timsah yapalım.

(Mantıksız ve zamansızdı. Üstelik, Bursaspor’un şampiyonluğu, hesapları bozdu. Yıkmaya/dökmeye zaman yetmedi. Yoksa, düğmeye basılmıştı.)

·        Ele güne karşı rezil olmayalım, tesisi hemen düzenleyip, UEFA kriterlerine getirip, kapasiteyi de artıralım.

(Kabul gördü. 10 trilyon gibi rakama, zamanında ve şık bir tesis yapıldı. Bursaspor, Avrupa kantarında  bol gol yese de, tek gol atabildi.)

-         Tesisi ile rezil olmadı ya Bursa; tek gol, teselli ikramiyesi nasıl olsa…

***

Hikaye bitmez ki !

Kentin ileri gelenleri, Batı bölgesinde kucağımıza bir stadyum daha bırakma kararı aldı. Ortalama 14 bin seyirciye oynayan Bursaspor’a, belediye eli ile 45 bin kapasiteli yeni stadyum inşaatı başladı; devam ediyor.

Goller meçhul…

Ne var bunda ?

Gözünüzden kaçmıştır diye hatırlatayım dedim. Belediye meclisi çoktan vermiş/ti kararını :

-         Yeni stad bitince, Atatürk Stadyumu komple yıkılıp, yeşil alana katılacak.

Nasıl paradoks ama ?

İsterseniz, yazıyı yeniden okuyun... Okuyun da, spordan ve daha doğrusu çoğunluk ile futboldan anladığını zanneden güruhun, hep bir ağızdan ve her rüzgara karşı, ustaca fikir değiştiren tutarsızlığına yeniden tanık olun.

Verdikleri, zarar/ziyan ve zaman kaybı, cabası…

***

Stadyumları sadece futbol oynanan alanlar olarak görenler, hem yapıyor/hem yıkıyor; yıkacak da…

Siz de, seyir edeceksiniz.

Öyle mi ?

Fransızcadan dilimize  evrilen yazımın başlığını, hepinize, bir kez daha ve anlaşılır biçimde, Türkçe olarak soruyorum :

-         Bu ne yaman çelişki ?

Spor kamuoyu, bu çelişkinin neresinde çığlık atarak, yöneticileri uyandıracak ? Merak ediyorum doğrusu…

Yazarın Diğer Yazıları