Sivilay’ın gündeminde Atatürk Stadyumu var…

Sabri Erdem

 

Bursa Sivilay Derneği, Her ayın son günü yapmış olduğu yemekli toplantılarda Bursa’nın bir sorununu tartışmaya açıyor.

Son toplantıda ele alınan konu ise, yıllardır gündemden düşmeyen Atatürk Stadyumu oldu.

4 Kasım 2012 tarihinde Hürriyet Bursa’da sevgili Okan Aras’ın aynı konu ile ilgili yazdıklarının altına imzamı atarım diyerek konuya girmek daha doğru olacak.

Tüm Bursalılar’ın olduğu gibi, sevgili Okan için de yakın tarihin kentimizdeki ortak değerlerinden biriydi çünkü Bursa Atatürk Stadyumu.

Aklın yolu birdi.

Ve 20 Şubat 2009 tarihinde “Aklın Yolu Bir” başlıklı yazımızda biz de bu konuyu ele almış, “Bir taraftan yıllardır talan edilmiş tarih nihayet yeniden keşfedilmeye çalışılırken, bir yandan da akıl almaz bir biçimde yakın tarihin şehirdeki simgelerine göz konuluyor” diye sıkıntımızı dile getirmişiz.

O tarihten bu güne, yapımına başlanıp bitirilmesi için ciddi çaba sarf edilen yeni stadyum, Atatürk Stadyumunun geleceğini çok daha önemli bir hale getirdi.

Bir yandan, Altıparmak caddesinin başlangıcından itibaren oluşturulmaya çalışılan meydan için, SGK binalarının yıkılmasıyla başlayıp, eski tekel binasının restore edilerek yeni SGK hizmet yeri haline getirilmesiyle devam eden çalışmaların keyfini yaşarken, diğer yandan ise gündeme gelen Atatürk Stadyumu’nun yıkılması düşüncesi, canımızı sıktı..

İnanıyorum ki, böyle bir düşünce, “akıl ve vicdanın” içinde olduğu eylemlerde söz konusu bile olamaz…

Bu, “Bursa için var mısınız?”diyerek işe başlayan Sivilay’cıların olduğu kadar, bu kente saygısı olan, bu kenti seven tüm Bursalılar’ın da ortak görüşüdür sanıyorum.

Ama insan yapılanları gördükçe ürküyor doğrusu.

Şehre, gerçek bir meydan kazandırılma parolası ile çıkılan yolun sonundaki Kent Meydanının halini sadece Bursa’da yaşayan değil, Bursa’ya gelen herkes görüyor…

Şehrin merkezinde tüm ülkeye örnek olacak diye başlanılan Doğanbey konutları kentsel dönüşüm projesinin şu anki haliyle doğruluğunu, sanıyorum yaptıranlar dahi savunur halde değil…

Son olarak, meydan yapalım diyerek yola çıkılıp, yıkılan binaların yerine yapılan BTSO’ya ait devasa binanın anlamını, gereğini, sade bir vatandaşa sorun size neler söyleyeceğini de işitirsiniz.

Bırakın bu binanın yapılmasını,

Aksine, Altıparmak tarafına doğru olan bölümdeki ve Vakıflar’a ait olduğu söylenen, şu anda otopark ve ticaret alanı olarak kullanılan binanın da yıkılmak suretiyle, bu günkü işlevinden çok daha önemli bir konuma geleceği açık…

Yani, olmasını istediğimiz meydan çıkacak ortaya.

Siz, tüm bunları bırakıyorsunuz,

Meydan için gerekli olan alanı, Atatürk Stadını yıkmak suretiyle elde etmeyi planlıyorsunuz…

2009 da şöyle demişiz yazımızın bir bölümünde.

“Akıl var, izan var…

Yer seçiminde onayı, temelinde harcı olan Atatürk’ten bir emanet olması,

Konum olarak şehrin uygun bir noktasında bulunması,

Ve Bursa şehrinde yaşayanlar için belirleyici bir unsur olması bile yetmiyor olmalı…”

Bugün buna bir şey daha ilave etmek zorundayız…

“Tarih ,16 Mayıs 2010…

Bursaspor Şampiyon…

Bütün bir kent, her bireyinin katkısının bulunduğu Türkiye Lig Şampiyonluğunu tarihinde ilk kez, Bursaspor ile bu statta yaşadı…

Şampiyonluğun o coşkulu fotoğrafı bu statta tarihe belge olarak kaydedildi…”

Bırakın herkesin bireysel anılarını, toplumsal değere sahip ortak geçmişin bir anısı, Atatürk stadı..

İşte bu yüzden,

Orijinal yapısına ilave tüm eklerin kaldırılarak, Bursa’lılara bir armağan olarak sunulmalı..

Sonuç olarak ta, bu stadı bulunduğu yerden kaldırmayı düşünmeyekimsenin aklının da vicdanının da onay vermemesi gerekliliğini, Sivilay gibi biz de düşünüyoruz..…

Yazarın Diğer Yazıları