Yine Yakmış Yar Mektubun Ucunu

Sabri Erdem

 

Ucu  yanmış  bir mektup farklıydı..

 Kelimeler  yetersiz  kalırdı aşkın tarifinde..

 Çekilen  hasretin  zorluğu,

 İçini yakan  sevdanın  ateşi,

 Bir köşesi, sigaranın ucunda sararmış veya bir kibritin aleviyle yakılmış mektup  ile  daha bir anlam taşırdı.. 

                   x                          x                      x

 Birlikte  koklanmış ,

 Veya  sevdalarına tanıklık etmiş,

 Bir çiçeğin  kurutulmuş yapraklarının özenle konulduğu,

 Mektuplar  da olurdu eskiden ...

 Anlatılmak istenenin ne olduğunu sadece  tarafların  anladığı,

 Çiçeklerde  şekil bulup, duygulara  anlam katan mektuplar..

                  x                          x                        x   

 Bazen;

 İster sevda olsun çekilen,

 İster sıladaki yürek dağlayan özlem olsun,

 Hasretin verdiği keder,

 Yazının üzerine düşen bir damla gözyaşıyla tarif edilirdi.

                  x                         x                       x                    

 Bazen de satırlar arasına sıkıştırılmış  bir bebek elinin  yamuk yumuk kopyası,

 Hiç görmediği yavrusunun kokusunu getirirdi gurbet ellere…

 Sesini duymasa da, görmese de yüzünü,

 Yavrusunun dokunduğu o mektup, kutsallaşırdı  yüreklerde..

                  x                        x                        x

 Bayram veya özel günlerin öncesinde kaldırımlarda kurulan tezgahların  önünde uzun süreler  geçirilirdi eskiden..

 Kendi duygularını anlatabilecek bir  kartpostalı bulmak için..

 Ya günün en meşhur artisti beğenilir,

 Veya iki sevgiliyi simgeleyen kartlar alınırdı, titreyen yüreklerle..

 Neyi, kime ne şekilde  anlatmak istiyorsa kişi,

 Seçim ona göre yapılır,

 Postaya verilen  mektup ve kartların yanına, yüreğin bir köşesi de konur öyle gönderilirdi.

 Anneye, babaya, dosta, arkadaşa veya yavukluya..

 Hepsi farklı da olsa,  sevgi denilen o yüce duyguyu  taşırdı postacılar,

 Birçok  özelliği de olsa, teknoloji denilen aracıya  gerek bırakmadan..

                       x                          x                        x

  Tüm bunları aklımıza getiren, Tanıtım Gönüllüleri Derneği’nin “İLETİŞİMDE SAMİMİYET” adıyla başlattığı kampanyası oldu..

  Baş döndüren bir hızla gelişen teknoloji ile birlikte yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan “Kartpostal ve Mektup Kültürünün” korunması, önemsenmesi ve yaygınlaştırılması amaçlanan bu kampanya, adından da belli olduğu gibi, İletişimde samimiyeti, duyguyu, teması geri getirme amacı taşıyor..

  “Neydi o eski mektuplaşmalar” sözüyle geçmişi yad etmeyi bırakıp, bu kültürün tekrar günlük yaşantımız içinde yer alması , çocuklarımızın ve gençlerimizin, tuşlarla  yazmaya  çalıştıkları, çabukluk adına yeni kelimeler  ve  yazım şekilleri  türetmelerine  yerine, bu kültürle yeni baştan tanışmalarının  sağlanabilmesi de  en büyük dilekleri..   

   Ne dersiniz, çaba gösterilmeye değmez mi?

   01.KASIM.2012

   

Yazarın Diğer Yazıları